Yapay zekâ bu kez cebimizi vurabilir: Fed'den 2027 için dikkat çeken uyarı
Dünyanın en büyük teknoloji şirketleri yapay zekâ yarışında milyarlarca dolarlık yatırımlara imza atarken bu yarışın ekonomi üzerindeki etkileri de daha fazla tartışılmaya başladı.
ABD Merkez Bankası Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook, yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyümenin 2027 yılında enflasyon açısından yukarı yönlü risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARI PATLADI
OpenAI, Microsoft, Google, Meta ve Amazon gibi teknoloji şirketleri yapay zekâ modellerini geliştirmek ve çalıştırmak için devasa veri merkezi yatırımları gerçekleştiriyor.
Yeni nesil yapay zekâ sistemlerinin çalıştırılması yüksek miktarda hesaplama gücü gerektirirken bunun için gelişmiş çiplere, veri merkezlerine ve büyük miktarda enerjiye ihtiyaç duyuluyor.
Yapay zekâ yarışının hızlanmasıyla bu alanlardaki talep de hızlı biçimde büyüyor.
ELEKTRİK VE VERİ MERKEZİ TALEBİ ARTIYOR
Yapay zekâ sistemlerinin arkasındaki en önemli altyapılardan biri veri merkezleri.
Binlerce yüksek performanslı işlemcinin aynı anda çalıştığı bu merkezler çok yüksek miktarda elektrik tüketiyor.
Yeni veri merkezlerinin kurulması ise yalnızca bilgisayar ve çip yatırımı anlamına gelmiyor.
Elektrik üretiminden enerji şebekelerine, soğutma sistemlerinden inşaata ve araziye kadar çok geniş bir yatırım zinciri ortaya çıkıyor.
Bu alanlardaki hızlı talep artışının bazı sektörlerde maliyetleri yükseltebileceği değerlendiriliyor.
FED'DEN 2027 UYARISI
Lisa Cook, yapay zekâ bağlantılı yatırımlardaki artışı 2027 açısından önemli yukarı yönlü enflasyon risklerinden biri olarak değerlendirdi.
Yapay zekâ altyapısına yönelik harcamaların ekonomide güçlü bir yatırım dalgası oluşturduğu belirtilirken bu talebin fiyatlar üzerinde geçici de olsa baskı yaratabileceğine dikkat çekiliyor.
Özellikle enerji ve altyapı kapasitesinin talepteki hızlı büyümeye aynı hızda cevap verememesi halinde maliyetlerin yükselmesi mümkün.
YAPAY ZEKÂ HEM DÜŞÜREBİLİR HEM YÜKSELTEBİLİR
Yapay zekânın ekonomi üzerindeki etkisinde dikkat çekici bir çelişki de bulunuyor.
Teknolojinin uzun vadede çalışanların üretkenliğini artırması, şirketlerin daha az kaynakla daha fazla üretim yapmasını sağlaması ve bazı maliyetleri düşürmesi bekleniyor.
Bu durum uzun vadede fiyatları aşağı yönlü etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Ancak yapay zekâ altyapısının oluşturulduğu mevcut dönemde tam tersi bir tablo ortaya çıkabilir.
Şirketlerin aynı anda veri merkezi, çip, elektrik ve altyapı yatırımlarına yönelmesi kısa vadede talebi ve dolayısıyla fiyatları artırabilir.
DEV TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ MİLYARLAR HARCIYOR
Yapay zekâ yarışındaki şirketler son yıllarda veri merkezi ve bilgi işlem altyapısına yönelik harcamalarını önemli ölçüde artırdı.
Yeni modeller daha fazla hesaplama gücüne ihtiyaç duydukça yüksek performanslı yapay zekâ çiplerine olan talep de büyüyor.
Bunun yanında veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla teknoloji şirketleri uzun vadeli enerji anlaşmalarına ve yeni elektrik üretim projelerine yöneliyor.
YAPAY ZEKÂNIN FATURASI TÜKETİCİYE YANSIR MI?
Fed cephesinden gelen değerlendirme, yapay zekâ yarışının yalnızca teknoloji sektörünü ilgilendirmediğini ortaya koyuyor.
Enerji ve altyapı maliyetlerinde oluşabilecek artışlar ekonominin diğer alanlarına da yansıyabilir.
Ancak yapay zekânın 2027'de ne ölçüde enflasyon yaratacağı henüz kesin değil.
Cook'un açıklaması bir enflasyon tahmininden ziyade, Fed'in önümüzdeki dönemde takip ettiği yukarı yönlü risklerden birine işaret ediyor.
Uzun vadede ise yapay zekânın üretkenliği artırmasının fiyatlar üzerinde ters yönde, yani enflasyonu azaltıcı bir etki oluşturabileceği değerlendiriliyor.